»
S
I
D
E
B
A
R
«
SONSUZ ŞİİR
Eylül 18th, 2009 by Erdoğan Kara

Sana ne yazacağım bu gece

Karar vermedim

Ey sonsuz şiir

Ey bitmeyen şiir

Başlayabilseydim şöyle kenarından, usulca

Zor olmayacaktı bu kadar anlatmak uzun uzadıya

Sonra

Belki düşünmeyecektim virgülü  nereye koyacağımı

Ya da nerede bitirip nerede başlayacağımı

Ey başlayamadığım için bitmeyen şiir

Şiire şiir yazacağım, şair değilim ben, şiir yazacağım sadece şiir

Erdoğan KARA, 3 Eylül’99

Geç mi kaldım acaba?

Yoksa çok mu erken?

Geç?

Erken?

Bir insan bir insanın gönlünde yaşamazsa başka nerede yaşar ki?

Evet soruyorum tabii:

Sen nerdesin?

Sen, bir firar projesinin Şiir Atı

Sen, bir güzden arta kalan yürek yangını

Sen ey son suzluk!

Sen nerdesin?

Mehmet DEMİRHAN, 25 Mayıs’06

erkenden uyanmak ve akşamı terk etmek için

çok geç

çok geç artık çocuklar büyümüyor

kuşlar

o sonsuz bahçelerde o sonsuz kanatlarıyla

ne yapsak geçmiyor kabuğa kesmiş yara

ne yapsak bitmiyor içimizin o ıssız, o derin…

söyle bana!

söylersen kendini ben şimdi şaşırırım

kuşlar

o sonsuz bahçelerden uçuverir bu ifşayla elbirlik

elbirlik: güzel türkçemizin güzel kelimesi

ve kafa karışıklığı, asit yağmuru, uzak ülkelerin işgali

sonsuz şiir. sonsuz şiir. sonsuz şiir.

sen bir truva atı olsan, ben bir rûzigâr

İsmail KILIÇARSLAN, 6 Haziran’06

Rüzgar yazdı bunları ben değil

Harfleri de biliyor, ünlemi de

Bir esti mi fırtına, kar, boran yazıyor

Bazen yeni doğan bebeği anlatıyor

İşte şimdi böyle geldi geçti

Nereye gitti? Kime gitti? Ne zaman gelecek?

Rüzgar mı bana esiyor yoksa ben mi rüzgara?

Oğuz SİVRİ, 10 Haziran 2006

Yüzüne açıkça söyleyemediğim

sözlerden

kaçıramıyorum dilimi

içime akıyor zehir

Bu yüzden üstüme

üstüme geliyor kelimeler

ki müebbede mahkumlar

ölü şair masasında

Bir tükenmez kaleme aldım

o fikir ki semavi

o duygular ise ulvi

o dilekler dualar

ve niyetler

sonsuz şiirdedir artık

Nüanslar dokundukça

ta mektuptan uzanıp yalnızlığıma

canımı yakar sabaha karşı

göz yaşımı tutamam satır aralarında

Yüzünü görürsem

ne mutlu gençliğime

ne mutlu yetişkinliğime

ve yaşlılığıma görebilirsem..

Ne mutlu yaşadım ben

Ne mutlu öldüm herkes gibi

Sormasanız da söyleyeyim ben

Sonsuz hayata doğrudur yönü  zamanın

ve umut koluna girip bu ebedi sesin

geçerek ölüm kapısından

bulur anlamını bir bir yaşadıklarımın

Sıyrıl ey akıl karanlıklardan

bir gücün varsa bir yön

bul delikanlıca

bir fikri sev yürek dolusu

Bir elim kadın bedeninde

para kasasında olsa bir elim de

koşarak gel

soluk soluğa kalbim

yolları tozutarak dağları

ve bütün arzı geç

Yalnızlıktan çıkınca

varırsın yanına canhıraş

Yüzünü görürsün artık

Mustafa YÜREKLİ, 20 Temmuz 2006

Görmek bir yana, hayal kurmayı  bile özlüyor insan

Hayalini özlemişim

Yüzünü görmek istiyorum sakındığım sen

Teninin kokusuna hasret bu beden

Savrulduk mu uzaklara ? Yoksa yan yana mıyız hala…

Bunu biz bile bilmiyoruz. El ele tutuşmasak da, göz göze bakamasak da ille kavuşmak mıdır sevda ? Kavuşabilir miyiz sence

Bu şiir gibi sonsuz mu olur sevda, ya da yaşam bu şiir gibi, sonsuzluk olsaydı ?

Ayşe Kübra BALIN, 8 Ağustos 2006

Gözlerini kapa

Tam karşıdadır

Karanlıkta

Cesur esmerliği yüzümün

Hayal kursan da fark etmez

Gözlerime baksan da

Hasret iki  uçludur

Öteki uçtayım ben sürekli

Sessiz gizli sevdayı

Görme eyleminde mi tartıyorsun

Gören ile görüleni bir tutan terazide

Ateş mi ölçü birimlerin de

Kağıta yüzümü çizmek mi tek derdin

Ten ölür gözönünde tutsan da

Tutmasan da al canımı helal olsun sana

Ayrılık olmasın yeter ki

Sakın beni gözünden bile

Sesinle sar şarkılarla üşütme

Sar sarmala erit yiteyim yüreğinde

Sakla izlerimi süpür bilinç altına anıları da

Teninin kokusuna mı hasret denir

Canın sıcaklığına mı

Kalbin titrerse fark ederim hemen

Nefesini tutsan da tutmasan da

Şehvet bahar taşkınıdır

Gençliğin hayal yatağından

Ulaşır boz

Bulanık çağrısı bedenin

Kitabı dişlerinle parçala

Savrulsun elinden karanlık sayfalar

Dağılsın peşim sıra

Uzaklara saçılsın kelimeler

Ayrılık meydanı değil mi

Karanlık koca bir yalnızlık

Bu kara sevdada

Müebbede mi mahkum olur iki can

Kavuşabilir mi sence

Bu iki uçurumdan tabutla

Mezara akan iki yarım gençlik

Parlak ten rengi zamanın

Yan yana iki göz müyüz yoksa

Aynı yüzünde hayatın

Işıkları sönmüş

İki yıldız kararmış korkudan

Bir dizede ateşli kelimeler miyiz hala…

Okunaksız alın yazısında

Neden parmaklardan bağlıyız böyle pamuk ipliğiyle de olsa

Bir çift söz müyüz ufka asılı

Sevdayı biz bile bilmiyoruz şikayet ediyoruz

Yer gök inliyor feryat figandan

Ne önemi var sürgünün ayrılığın

Kalpler buluştuktan sonra

El ele tutuşabilir

Heyecanlı kelimelerimiz aldırmadan eleştirilere

Tutuşmayabilir de utanarak örtündüğü  karanlıktan

Üstündeki kirli anlamlardan

Göz göze bakabilir de iki ayrı  kafeste

Bakmayabilir de iki yaralı kuş

Buluşamamak değil midir sevda

Soğumuş küllerinde arzunun

Mustafa YÜREKLİ, 7 Kasım 2006

Sevda olunca acısı da güzel oluyor, arzusu da

Yaşamayacağın şeyi hissetmek oluyor

Kafesteyiz, külleri bile kalmıyor ateşin kuvvetinden

Gözlerimi kapadım karşımdasın

Yaşananları attım bilinç altıma sakladım

Sende hasret kalacaksın

Hasret çözemediğin soru

En güzel sevda

Nefes alıyorum yaşamak için

Nefes alıyorum sevmek için

Her nefeste sevdiğim diyor bu kalp

Saklayıp içine çekiyor

Kelimeler anlamsız kalıyor

Attım kara sayfaları karanlığa

Sevdan uzak olsa da sevdan aydınlık geliyor bana

Seni sevdim ben

Sen olmasan da yalnız hissetmedim ben

Acı çektim ama bu kalbin benim olduğumu bildim ben

Karşı karşıyayız

bakıyoruz hep aslında

Görüyoruz, biliyoruz, yaşıyoruz sevdamızı

Sen aynaya bakınca seni görüyorsun ya

İşte o benim bunu da biliyorsun sen

Bizi kavuşturamayan nedenler, uzaklara  itti

Kavuşuyoruz aslıda biz

İki kefen iki emanet tabut

Son an yaşayacağız eşitliği,

Ayşe Kübra BALIN, 11 Mart 2007

Artık beni, sonsuzluğun ardındaki ulaşılmazlıkta ara.

Ben, görme şansının olmayacağı yerdeyim.

Beni, henüz olmayan bir evrenin girişinde bekle

Ve anla yitirdiğin aşkın uçuşunu.

Bedelsiz bir sevgiyi tepmenin ağır bedelini.

Bulutlardan ağlama, iste kendin için

Geçmişte kalan mutlu günleri an

Ve bir daha geri iste o günleri

Gelmeyeceğini bile bile…

Susadıkça geçmişe,

Yüreğindeki pişmanlık pınarından iç,

Uykusuz gecelerine yeni karanlıklar ekle.

Gülmeyi unutmak varmış, sevinmeyi anamamak…

Acıyı yutkunmak varmış, sevgiliyi anlamamak…

Sen kendine yetmeyeceksin, biliyorum.

Ben olmadıkça sen hep var olacaksın

Ve var olduğun yerde ben olmayacağım.

Yok olmayı istemek varmış, hayatı aşmak.

Canı salıvermek varmış, zamanı  taşmak…

Susmak varmış, sessizce bir serzeniş

Ve haykırmak varmış, sonsuza bir sesleniş

Z. Abidin TOPRAK, 4 Haziran 2007

Sesleniş mi haykırırcasına yok sa susmak mı beklediğin

Ya da sesimin titremesi mi?

Anlatmak istediğin şey ne ?

Tamam

Kapadım gözlerimi

Bekliyorum ağzından çıkacak her cümleyi heyecanlı

Sustun bende bozmadım büyüsünü  sessizliğin

Dinledim dalgaların sesini

Hırçınca nasıl da vuruyor kayalara

Sanki bir intikam, bir öç alırcasına parçalamak istiyor

Devam ettim dinlemeye dalgaları

Öyle gelmedi bu sefer

Acelesi varmış gibiydi

Çabucak kavuşmak, sarılmak ister gibiydi …

Unuttuğu bir şey vardı

Kavuşacağım diye hiç düşünmüyordu kayalara açtığı yaraları

Birden irkildim

Biz de öyle yapmadık mı?

Kavuşacağız diye üzmedik mi, parçalamadık mı birbirimizi

Artık merak etmiyorum söyleyeceğin sözleri

Kurmaya çalıştığın cümleleri

Merak da etmiyorum buraya neden geldiğimizi

Neden sustuğunu da anladım artık

Ve hiç konuşmadan yaşadıklarımızı

Nasıl da anlattın bu sessizlikte

İlk defa kızıyorum hayata, yalnızlığa, sensizliğe

Yazıyorum sevdamı kâğıtlara

Bakma ıslak olduğuna

Senin için değil bu yaş

Değmezmişsin sen gözyaşlarıma ve katlandığım acılara ya

Ama olmuyor ne yapsam da seni istiyor bu ten

Sensiz bir yolculuğa çıktım  şimdi ben

Son yolculuk, son sensizlik, son acı

Dönüşü yok, bıraktım kendimi sonsuzluğa

Elimdebir kutu, senden hatıra bu sonsuzlukta

Serap GÜNDOĞDU, 15 Mart 2008

Bir okyanusa atılsa bu kutu,

içinde,

yaşanmış gözyaşları,

ve kahkahalar.

Onu bağrına basan koskoca bir mavi dünya

Hiçbir şey sormadan, karşılık beklemeden

uçsuz sandığı, battıkça dibe inen değil

gittikçe uzağa getiren…

Bulunmamak umududur, kesinliği bir rüya.

Ne yapsın ki başka sığınağı, ruhu teslim okyanuslarda

Garip bir heyecan doludur,

Çözemediği bir çelişki.

Kendiyle savaşır yine, kendine sürgündür tekrar.

Saati mutluluğu beş geçiyor, gün mavi gece mavi

Günler geçer aylar geçer,

Sonsuz bir mutluluğun sevinci

derken,

Uçsuz yolların nihayeti vurur yüzüne

uykudan uyandıran : bir tokat

Bu kutu hayal kırıklığı yasamaya yüz tutmuş

okyanusu vazgeçmiştir ondan, denizine vermiş

Deniz dalgadan dalgaya atmış

dalgalar kıyıya teslim etmiş

Ne yapsın, onu okyanusa savuran zalimler,

bi yüreklik yerini esirgeyen deniz,

ve denizin emrine boyun eğmiş dalgalar,

İçerdiği sevgiyi , bir okyanus bile taşıyamadıysa…

Ayşe AKDOĞAN, 2 Nisan 2008

sen icimde yıllarca uyanmayı bekleyen cocuk ;

gözlerime umudu eken ,

dağa tepeye okyanusa denize benzemez aşkın

rengin değişir boyun değişir anlamı değişir aşkın

seninle ben yürek yüreğe gelince…

göğsünde yani tüm güzel uykular

en güzel rüyalar ,

gözlerin gibidir yüreğimdeki aşk

bazen yeşil bazen değişir…

Cimcime, 5 Ekim 2009


9 Responses  
  • çeşme oteller writes:
    Ekim 7th, 2009 at 12:13

    emeğe saygı millet

  • kurye writes:
    Ekim 14th, 2009 at 15:15

    thank you for share

  • kurye writes:
    Ekim 15th, 2009 at 21:16

    çok saolasın ellerne sağlık süpersn sen yaa

  • cash advance writes:
    Kasım 13th, 2009 at 06:56

    http://www.sonsuzsiir.com is very informative. The article is very professionally written. I enjoy reading http://www.sonsuzsiir.com every day.

  • Pis şiirci writes:
    Ocak 3rd, 2010 at 21:32

    Rezalet

  • damla writes:
    Ocak 6th, 2010 at 00:24

    vayyy beee babam süpersn süper:):):):)

  • Maurita Spiva writes:
    Ocak 24th, 2010 at 21:34

    I’m having a little bit of trouble viewing your site in Safari, but it may just be my computer. Apart from that, I love your site. I plan on surfing around and checking out some more posts!
    Training An Older Dog

  • Nici21 writes:
    Ocak 25th, 2010 at 03:02

    Our companies would be happy to render all students custom essay site and some material about this post and you still can receive data about about us like a free information.

  • Dominic Eppinette writes:
    Şubat 3rd, 2010 at 09:13

    You blog entry definitely was one of the best points of my Saturday. I was on Yahoo searching for something totally unrelated when the post caught my attention. I’m glad I took the time to read your blog! Feel free to comment on my blog at Dog Food Secrets Review!


Leave a Reply

»  Substance: WordPress   »  Style: Ahren Ahimsa